Günün Şiiri-Şairi
310 adet yazısı yayınlanıyor.



Nazım Hikmet RAN Anısına Saygıyla

 

 

YİNE DE İYİMSERLİK

 

Kardeşim

sonu tatlıya bağlanan kitaplar yollayın bana

 

uçak sağ salim inebilsin meydana

 

doktor gülerek çıksın ameliyattan

kör çocuğun açılsın gözleri

 

delikanlı kurtarılsın kurşuna dizilirken

 

birbirine kavuşsun yavuklular

düğün dernek yapılsın hem de

 

susuzluk da suya kavuşsun

ekmek de hürriyete

 

kardeşim

sonu tatlıya bağlanan kitaplar yollayın bana

onların dedikleri çıkacak

eninde de sonunda da…

 

1946/1949

Yatar Bursa Kalesinde  / sayfa 136 / Adam Yayınları / Mehmet kadir’in kütüphanesinden.

 

 

 

 

MASALLARIN MASALI

 

Su başında durmuşuz,

çınarla ben.

Suda suretimiz çıkıyor,

çınarla benim.

Suyun şavkı vuruyor bize,

çınarla bana.

 

Su başında durmuşuz,

çınarla ben, bir de kedi.

Suda suretimiz çıkıyor,

çınarla benim, bir de kedinin.

Suyun şavkı vuruyor bize,

çınarla bana, bir de kediye.

 

Su başında durmuşuz,

çınar, ben, kedi, bir de güneş.

Suda suretimiz çıkıyor,

çınarın, benim, kedinin, bir de günesin.

Suyun şavkı vuruyor bize,

çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

 

Su başında durmuşuz,

çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.

Suda suretimiz çıkıyor,

çınarın, benim, kedinin, günesin, bir de ömrümüzün.

Suyun şavkı vuruyor bize,

çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

 

Su başında durmuşuz.

Önce kedi gidecek,

kaybolacak suda sureti.

Sonra ben gideceğim,

kaybolacak suda suretim.

Sonra çınar gidecek,

kaybolacak suda sureti.

Sonra su gidecek

güneş kalacak;

sonra o da gidecek...

 

Su başında durmuşuz.

Su serin,

Çınar ulu,

Ben şiir yazıyorum.

Kedi uyukluyor

Güneş sıcak.

Çok şükür yaşıyoruz.

Suyun şavkı vuruyor bize

Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze....

 

 NAZIM HİKMET RAN

 

7 Mart 1958

Varşova – Şvider

 

Yeni Şiirler  / Adam Yayınları / Sayfa 141-142 / Mehmet kadir’in kütüphanesinden

 

 

 

YAĞMURUN ALTINDA

 

Yağmurun altında yürüyordu bahar incecik yeşil ayaklarıyla

Moskova asfaltında

lastiğe motora kumaşa deriye taşa sıkışıktı

kardiogramım çok bozuk çıktı bu sabah

beklenen gelecektir günün en beklenmedin satında

bir başına gelecek ve alıp getirmeyecektir gidenleri

çalınıyordu Çaykovski’nin birinci konseri yağmurun altında

bensiz çıkacaksın merdivenleri

bir karanfil duruyor balkonlu evin son katında

yağmurun altında yürüyordu bahar incecik yeşil ayaklarıyla Moskova

asfaltında

karşımda oturuyorsun görmezsin beni ve uzaklarda tüten bir kedere

gülümsersin

baharlar alır seni benden götürür bir yerlere

bir keresinde belki geri dönmeyeceksin kaybolacaksın yağmurun altında.

 

6 Mayıs 1962, Moskova

 

Son Şiirleri / Adam Yayınları / Safya 129 / Mehmet kadir’in kütüphanesinden.